|
Pozitif Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Arzu Kaykı, “HIV ile yaşayanların insan hakkı ihlallerine uğramaması için toplumun önyargılarından kurtulması gerekliliğini daha gür sesle duyurmak istedik ve çağrımızı dikkate alanlarla beraber bugün İstanbul-Tünel Geçidi’ndeydik” dedi. Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de 1985’ten günümüze HIV tanısı alan kişi sayısı 3 bin 175. Taşıyıcı ve ölümlere ait net veri ise bulunmuyor. Peki rakamlardaki belirsizlik nereden kaynaklanıyor? ‘İki katı olsun, prezervatifsiz olsun’ Avrupa’da HIV/AIDS üzerine yoğunlaşan Universty College Londan ve London School of Hygiene and Tropical Medicine’ın ortak programı çerçevesinde, Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar ve HIV/AIDS alanında uzmanlık yapan Dr. Müge Çevik, ntvmsnbc’ye bu sorunun cevabını verdi, Türkiye’nin AIDS haritasını çıkardı. Haritada en geniş alanı 1055 vakayla İstanbul alıyor. İzmir 257 vakayla ikinci. Diğer iller ise Ankara 158, Antalya 100, Hatay 59, Mersin 57, Adana 52, Bursa 44, Kocaeli 38, Gaziantep 36, Kayseri 34, Konya 29, Sivas 29 ve Trabzon 27 vaka. ŞÜPHESİ OLAN HASTANEYE GİTMİYOR “Kaç kişinin öldüğüne dair kesin veri yok, çünkü ölümler kayda geçmiyor. Toplumsal bilinç yeterli seviyede değil, halen HIV’in ölümcül olduğu düşünülüyor, şüphesi olanlar ayrımcılık korkusuyla hastaneye gitmiyor.” “HIV ile yaşayan bireyler ayrımcılık sorununu ortadan kaldırmak adına, kendi şehirlerindeki hastanelere değil, daha büyük şehirlere gitmeyi tercih ediyor. Bu yüzden de rakamlar, şehirlerde HIV ile yaşayanların sayısını değil, bu şehirlerde muayene olan ve tedavi alanların sayısını gösteriyor.” DEŞİFRE OLMA KAYGISI “Bu iller zaten yeterli bölgesel dağılıma sahip. 3 büyük ilimizde tedaviye ulaşım diğer illerle kıyaslandığında daha kolay. Sağlık kuruluşlarının çeşitliliği, sağlık personelinin bilgisi ve kişilerin ayrımcılık korkusunun azalması nedeniyle en fazla tedaviye İstanbul, Ankara ve İzmir’de ulaşılıyor. Zaten 3 şehre yakın yerlerde yaşayanlar da bu illeri tercih ediyor. Diğer illerde de aslında tedaviye ulaşım zor değil, herhangi bir devlet ya da üniversite hastanesinde tedavi yapılabilir, ancak tedaviye ulaşımdaki en büyük engel, maalesef ayrımcılık. Bir çok insan ayrımcılık ve deşifre olma endişesiyle hastaneye gitmiyor.” AIDS 20 yıl sonra belirti verebilir AMELİYAT BİLE EDİLMİYORLAR “Tedavi enfeksiyon uzmanları tarafından yapılabiliyor. Tedaviyle ilgili şu anda Türkiye’deki en büyük açık; doktor ve hemşire başta olmak üzere hastalık ve tedavi hakkında bilgili sağlık personelinin yetersizliği ve bazı ilaçların bulunmaması. Bireylerin HIV ile alakası olmayan sağlık sorunların da dahi hastanelerden reddedildiklerini, muayene veya ameliyat edilmediklerini bile gözlemliyoruz.” MALİYETİ AVANTAJA ÇEVİRMEK “Sağlık güvencesi olmayan kişiye hastalığın ortalama maaliyeti 900 ile 1500 TL civarında. Ancak devlete maliyetinden çok avantajı var. Çünkü tedavi gören her birey, bulaşın azalmasında etkili. Bu sayede bulaş sayısı yüzde 50 azalıyor, böylelikle bireylerin devlete maaliyeti de azalmış oluyor. İLAÇLARIN MALİYETİ YÜZDE 40 AZALDI PREZERVATİF KULLANIN! “HIV, aslında bulaşma riski en az olan enfeksiyonlardan biridir. Cinsel yolla bulaşı önlemek için alınacak tedbir, cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanmaktır. Kan yolu ile bulaş zaten ülkemizde Kızılay’ın yoğun çabaları sonucu bir hayli azaldı. Şu anda test edilmeden bir başkasına kan verilmiyor. Anneden bebeğe bulaş da engellenmiş durumda, anne pozitifse tedavi görüyor, eğer baba pozitifse sperm yıkama yöntemi ile virüsten arındırılan sperm anneye veriliyor. Sezeryan ile doğum gerçekleştiği ve anne bebeği emzirmediği sürece bulaşı engellemiş oluyoruz. Dünyada ve Türkiye’de bir çok HIV pozitif ebeveynden, HIV negatif bebek dünyaya geliyor. AIDS KONUŞMAKLA, ÖPÜŞMEKLE BULAŞMAZ
Bu yazı
Perşembe, 27 Mayıs 2010, 00:28 tarihinde
aids kategorisi altında yayımlandı.
Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz.
Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
|
|


YORUM YAZ
Favorilerinize ekleyin!
İSTANBUL – HIV ile yaşayanları sosyal, psikolojik, tıbbi ve hukuksal destek veren Pozitif Yaşam Derneği’nin organizasyonunu Beyoğlu Belediyesi, Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ve çok sayıda Sivil Toplum kuruluşu ile sanatçı destekledi.