|
Ülkemizde hekimlerin yasal sorumluluklarını düzenleyen herhangi bir özel yasa veya tüzük yoktur. Hekimlerin, dolayısıyla anestezistlerin mesleki uygulamalarındaki yasal sorumlulukları çeşitli yasa, tüzük ve yönetmeliklerle ortaya konmuştur. Bunlar; Günümüz hukuk anlayışında hekimler çalışmalarını ‘izin verilen risk’ çerçevesinde yerine getirirler. Her tıbbi müdahelenin normal sapmaları ve riskleri vardır. Risk olumsuz bir olayın meydana gelişindeki ön olasılıktır ki anestezi riski 1/10 000 – 1/250 000 arasında değişmektedir. Ameliyat ve hastaya ait faktörler de eklenince bu risk daha da artmaktadır. İzin verilen risk çerçevesinde hekime sorumluluk yükletilmemektedir, çünkü her uygulamada hekime kusur yüklenmesi tıbbi ilerlemeye engel olacaktır. İzin verilen riskin tıbbi karşılığı komplikasyondur. Komplikasyonlar kusur sayılmaz. Ancak bir koşulu vardır ki hasta aydınlatılmış ve izni alınmış olmalıdır. Örneğin; subklavia kateteri takılırken pnömotoraks olması, acilde uygun grup kan transfüzyonundan sonra subgrup uyuşmazlığıyla hastada akut tübüler nekroz gelişmesi, uygun entübasyona rağmen postoperatuar dönemde ses tellerinde bası,ödem vs. nedenlerle paralizi gelişmesi gibi İster insan kaynaklı olsun, ister cihaz kaynaklı olsun, herhangi bir hata sonucu, anestezist hastaya zarar vermişse kusurlu sayılır. Kusur ise sorumluluk getirir.Hekim mesleki olarak bilmesi gereken bir konuda açık hata yaparsa sorumludur. Ceza hukuku “Kusursuz suç olamayacağını, bağışlanabilir kusurun söz konusu olmadığını” belirtir. Kısaca ,kusur yoksa sorumluluk ta yoktur. Sorumluluk, uyulması gerekli hukuk (davranış) kurallarına aykırı düşmenin hesabını verme durumudur. Kusur ise olması gereken davranışta gösterilen irade eksikliğidir. Bu genel tanımları biraz daha açarsak; hasta ile hekim arasında doğal bir sözleşme vardır. Bu sözleşme “vekalet sözleşmesi” olup burada hekim, tıp ilkeleri ve kurallarına göre gereken tedaviyi yapma sözü vermiştir.Hastayı tamamen iyileştirme, kesin sonuç alma sözü vermiş sayılmaz. Bu nokta çok önemlidir.Bunun tek istisnası hekimle hasta arasında “eser sözleşmesi” olan estetik ameliyatlar ve protez (silikon, porselen diş gibi) kozmetik amaçlı uygulamalardır. Hekim tarafından yapılan tedavi veya ameliyat gibi tıbbi girişimler beklenen sonucu vermemiş olsa bile, tıp bilimi kurallarına uygun olarak yapılmışsa hekime kusur yüklenemez. Bir anestezi uzmanı tanı aşamasında iki durumda sorumlu tutulur :� Hekimlik uygulamalarında kusur çeşitleri Anestezistin yasalar karşısındaki sorumlulukları Cezai Sorumluluk: Asliye ceza mahkemelerinde TCK 459. maddesi ile yaralamaya neden olmak (3 ay-2 yıl hapis cezası +para cezası) ve TCK 455.maddesi ile ölüme sebebiyetten (6 ay-10 yıl hapis + para cezası) ile yargılama yapılır. Her iki maddede taksirli suçları içerir. Ülkemizde bu maddelerden hüküm giyen hekimin cezası paraya çevrilip genelde tecil edilmektedir. Ötenazi kasten adam öldürmek suçunu oluşturur. TCK 448. mad. desine göre 24-30 yıl ağır hapis cezası öngörülmektedir.� Hukuki Sorumluluk: Hukuk davaları ceza davalarının sonucuna bağlı değildir Borçlar kanunu 53. Maddesine göre hekimin kusuru nedeniyle zarardan sorumlu tutulabilmesi için, yaptığı girişim ile oluşan zarar arasında sebep-sonuç ilişkisi bulunmalıdır. Bu duruma illiyet (nedensellik ) bağı denilmektedir. Zarar, illiyet bağı ve kusurun kanıtlanması zarar görene (hasta ve yakınlarına) aittir. (Borçlar kanunu madde 41). Yine borçlar kanunu madde 43′e göre maddi ve manevi tazminat söz konusudur. Maddi tazminat içinde; çalışma gücü kayıpları, tedavi ve cenaze giderleri, destekten yoksun kalma gibi unsurlar yer alır. Manevi tazminat ise kişinin yaşam ve sağlığı ile uğradığı kaybın yanısıra onur, saygınlık, sır açıklanması, özgürlüklerin kısıtlanması gibi manevi değerlerin kaybında söz konusu olur. Örneğin, bir ressamın ameliyat sırasında kolunun aşırı ekstansiyonu sonucu brakial pleksusun zedelenmesi oluşması sonucu sanatını icra edememesi, ulnar sinir hasarları, yeni doğan çocukların karıştırılması, indüksiyon sırasında hastanın bilinç dışı söylediği bazı sırları kamuoyuna aktarmak gibi. İdari Soruşturma: Kamu veya özel kurum içi yapılan soruşturmadır. Kamuda çalışanlar için Devlet Memuru Kanununun Disiplin Yönetmeliğine göre yapılır. Uyarı, maaş kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması, memuriyetten men gibi cezaları içerir. Mesleki Soruşturma: Meslek örgütümüz olan Tabip Odalarının yürüttüğü soruşturma ve yargılamalardır. Oda yönetim kurulu kararıyla, Onur kurulunca yapılır. Bu kararların onay mercii TTB Yüksek Onur Kuruludur. Odaya üye olsun, olmasın, sivil-asker tüm hekimler meslek örgütü tarafından sorgulanma ve yargılanmaya tabii tutulabilirler. Hekim isterse hakkında hazırlanan dosyayı inceleme hakkına sahiptir. Bu yargılama sonunda hekim kusuruna göre uyarı, para cezası, 15 gün-6 ay geçici meslekten men cezasına çarptırılabilir. Üç kez meslekten men cezası alan bir hekim o bölge içinde hekimlik yapamaz. Sağlık bakanlığının önerisi ve yüksek onur kurulu kararıyla ömür boyu meslekten men cezası verilebilir.� Yüksek Sağlık Şurası: Sağlık Bakanlığının sürekli kuruludur. Sağlık Bakanlığı Müsteşarı, Danışma ve İnceleme Kurulu Başkanı ve Temel Sağlık ve Yataklı Kurumlar genel müdürleri kurulun tabii üyeleridir. YSŞ sağlık mensuplarının kusurlu olup olmadığına, kusur varsa ne oranda olduğuna(1/8 -8/8), karar verir. Hekimler hakkındaki CEZA davalarında bilirkişilik görevi gören bir danışma kuruludur. Yargıç tıbbi sorumlulukta YSŞ görüşüne başvurmalıdır. YSŞ kararı bağlayıcı değildir. Yargı isterse başka bilirkişi raporu isteyebilir ve buna göre kendi sezgi ve genel kültürü ile değerlendirme yapabilir. YSŞ’da kararlar dosya üzerinden verilir. İlgililerin muayenesi ve dinlenmesi söz konusu değildir. YSŞ kararlarına itiraz normal mahkemeler yoluyla olur. 1995-2000 yılları arasında YSŞ gelen 1077 dosyanın %2.98′i anesteziye aittir. Adli Tıp Kurumu: Bilirkişiliğin yapıldığı bilim dalıdır. Ailenin talebi veya ihbar ile savcının şüphelenmesi sonucu otopsi yapılır. Nedensellik araştırılır ve sorgulanır. Ölüm nedenini belirler. Zarar gören kişideki uzuv kaybı veya çehrede sabit iz tespiti ve organların fonksiyonel kayıp derecelerini belirler.� Ameliyat sırasında ki ölümlerin tümü anestezi ölümleri olarak nitelendirildiğinden anestezist kendisini güvence altına almak için bu sorulara evet diyebilmelidir:� Malzeme, alet, personel eksikliğinde herhangi bir olumsuzluk yaşanmadan idareye yazılı olarak bildirilmeli ki; bu eksikliklere bağlı olumsuzlukta kusursuzluğunu ispat edebilsin.� Unutulmaması gerekenler
Bu yazı
Cumartesi, 01 Mayıs 2010, 03:26 tarihinde
Anestezi kategorisi altında yayımlandı.
Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz.
Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
|
|


YORUM YAZ
Favorilerinize ekleyin!